USD/TRY EUR/TRY GBP/TRY EXIMBANK 6A USD %5,75 -TR İHRACAT YTD 131,4 mlr $ +4,1% YoY
23 Eyl 2026 · 3 DK OKUMA · İHRACATHUB EDİTÖR EKİBİ

AB Parlamentosu CBAM'ı hangi ürünlere genişletti?

Avrupa Parlamentosu, 15 Eylül 2026'da AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nı (CBAM) temel malzemelerin ötesine taşıyarak cıvata, vida, tel, yay, boru bağlantı parçası ve bazı ev eşyası dahil 457 mamul ürünü kapsama alan pozisyonunu 464 kabul, 50 ret ve 159 çekimser oyla onayladı.

  • Avrupa Komisyonu'nun Aralık 2025 teklifi 180 ürünü kapsıyordu; ortalama %79'u çelik veya alüminyum içeriğine sahip ağır sanayi ve makine parçalarını hedefliyordu.
  • Konsey, 12 Haziran 2026'da kendi pozisyonunu belirleyerek listeye metal yoğun endüstriyel, inşaat ve elektrikli ekipman ürünleri ekledi.
  • Parlamento'nun ENVI (Çevre) Komitesi 9 Temmuz 2026'da raporunu kabul ederek listeyi 457 ürüne çıkardı ve "ön tüketici alüminyum hurdası", "kaynak karıştırma" gibi dolanma pratiklerini tanımlayan yeni maddeler ekledi.
  • Aynı oturumda AB, CBAM gelirinin bir kısmını enerji yoğun AB üreticilerine aktaracak Geçici Dekarbonizasyon Fonu'nu da 433-97 oyla onayladı; gübre üreticileri de fon kapsamına alındı.
  • Öngörülen yürürlük tarihi 1 Ocak 2028, ancak metin henüz kesinleşmedi — Konsey ile trilog müzakeresi sürüyor.

Rakamlar

Aşama Ürün sayısı Tarih
Komisyon teklifi 180 Aralık 2025
Konsey pozisyonu +200 ek 12 Haziran 2026
Parlamento pozisyonu 457 15 Eylül 2026
Öngörülen yürürlük 1 Ocak 2028

Türk ihracatçısı için ne anlama geliyor?

CBAM'ın hukuki yükümlüsü hâlâ AB'deki ithalatçı, ama gömülü emisyon verisini üretebilecek tek taraf üretimi yapan tesis. Bugüne kadar bu baskı yalnızca ham çelik, alüminyum ve çimento ihracatçılarını hedefliyordu. Genişleme yürürlüğe girerse, Türkiye'nin GTİP 7318 (cıvata, vida, somun), 7308 (yapı iskeleti ve aksamı) ve 7616 (alüminyum mamulleri) gibi kalemlerdeki ihracatçıları da aynı emisyon raporlama talebiyle karşılaşacak — bu kalemler bugün CBAM kapsamı dışında olduğu için birçok firma henüz emisyon ölçüm altyapısı kurmadı.

Türkiye'nin demir-çelik ihracatının önemli bir bölümü AB'ye gidiyor ve alüminyum ihracatında da AB payı yüksek; EY Türkiye'nin CBAM analizine göre bu iki sektör, mekanizmanın doğrudan etkilediği en büyük Türk ihracat kalemleri arasında. Mamul ürün genişlemesi, bu maruziyeti ham malzemeden bitmiş ürüne doğru yayıyor — yani bugün CBAM'ı "beni ilgilendirmiyor" diyen bir cıvata veya yay üreticisi, 2028'e kadar aynı sürece hazırlanmak zorunda kalabilir.

İkinci risk, anti-dolanma kurallarının sıkılaşması. Parlamento metni, üretimin son adımını CBAM dışı bir ülkeye kaydırarak vergiden kaçınmayı zorlaştıran hükümler içeriyor; bu, tedarik zincirini "son işlem Türkiye'de, ham madde başka yerde" şeklinde kurgulayan firmalar için ek belgeleme yükü anlamına gelebilir. Üçüncü risk ise Geçici Dekarbonizasyon Fonu: CBAM gelirinin AB'li rakiplere aktarılması, üçüncü ülke pazarlarında Türk ihracatçılarının karşısına daha rekabetçi fiyatlı AB'li tedarikçiler çıkarabilir.

Kimleri etkiliyor

  • Cıvata, vida, somun, tel, yay ve boru bağlantı parçası üreten çelik ve alüminyum işleme firmaları.
  • Yapı iskeleti, konteyner ve tank üreten metal konstrüksiyon firmaları.
  • Ev eşyası, mutfak gereci ve bazı makine parçası ihracatçıları — listenin küçük ama büyüyen bir bölümü.
  • Bugün ham çelik/alüminyum ihracatı için CBAM'a hazırlanmış olup mamul ürün hattı da bulunan entegre üreticiler.

Ne yapmalı?

  1. CBAM 2026 rehberini kullanarak GTİP kodlarınızın 457'lik listeyle örtüşüp örtüşmediğini şimdiden kontrol edin — final liste trilogda değişebilir ama 7318 ve 7308 kalemleri her iki kurum pozisyonunda da ortak.
  2. Çelikte AB CBAM danışmanlığı sayfasından mamul ürün hattınız için emisyon ölçüm altyapısını ham madde tesisinizle aynı anda kurmayı planlayın; 2028'e hazırlık süresi göründüğünden kısa.
  3. Tel ve tel ürünleri sektör sayfasını inceleyerek hangi alt kalemlerin listede öne çıktığını takip edin.
  4. Ülke riski ve rekabet analizi aracıyla Geçici Dekarbonizasyon Fonu'ndan yararlanacak AB'li rakiplerinizin hedef pazarlardaki fiyat avantajını izleyin.
  5. AB'li alıcılarınızla sözleşme yenilemelerinde emisyon veri paylaşımı maddesini şimdiden gündeme getirin; 2027 sonunda geçiş dönemi başladığında veri talebi aniden gelmeyecek.

Sıkça sorulan sorular

CBAM'ın kapsamı hangi ürünlere genişliyor?

Avrupa Parlamentosu 15 Eylül 2026'da, karbon sınır vergisini temel malzemelerin (çelik, alüminyum) ötesinde cıvata, vida, tel, yay, boru bağlantı parçası ve bazı ev eşyası gibi 457 mamul ürüne genişletme pozisyonunu kabul etti. Avrupa Komisyonu'nun Aralık 2025 teklifi 180 üründü; Parlamento listeyi neredeyse iki buçuk katına çıkardı.

Bu genişleme ne zaman yürürlüğe girecek?

Öngörülen tarih 1 Ocak 2028. Ancak bu henüz kesinleşmiş bir mevzuat değil — Parlamento'nun 464-50 oyla (159 çekimser) kabul ettiği metin, Konsey ile yapılacak üçlü müzakerede (trilog) nihai listeye dönüşecek. Konsey kendi pozisyonunu 12 Haziran 2026'da belirlemişti.

Türk ihracatçısı için pratikte ne değişiyor?

CBAM yükümlüsü teknik olarak AB'deki ithalatçı olsa da, gömülü emisyon verisini sağlayabilecek tek taraf üretimi yapan Türk tesisi. Genişleme yürürlüğe girdiğinde yalnızca ham çelik/alüminyum değil, bunlardan üretilen cıvata, tel, yay ve makine parçası ihracatçıları da alıcılarından aynı emisyon raporlamasını isteyecek şekilde baskı görecek.

Anti-dolanma (anti-circumvention) kuralları neyi hedefliyor?

Parlamento metni, firmaların ürünü hafifçe değiştirerek (örneğin son işlem adımını CBAM kapsamı dışındaki bir ülkeye kaydırarak) vergiden kaçmasını önlemeye yönelik daha sıkı kurallar getiriyor. Ayrıca çevrimiçi satışlar ve düşük değerli gönderiler için de izleme mekanizması öngörülüyor — bu, e-ihracat kanalıyla küçük parti gönderi yapan üreticileri de ilgilendiriyor.

Geçici dekarbonizasyon fonu Türk rakiplerini nasıl etkiler?

Aynı oylamada kabul edilen Geçici Dekarbonizasyon Fonu (TDF), CBAM gelirinin bir kısmını AB'li enerji yoğun üreticilere aktararak onların ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü koruyacak. Bu, AB'li çelik ve alüminyum üreticilerinin üçüncü ülke pazarlarında Türk ihracatçılarına karşı sübvansiyonlu rekabet avantajı kazanabileceği anlamına geliyor.

Kaynaklar